#gecedenkalma – Nihal Yalçın’ın Tek Kişilik Oyunu “Antabus”

Oyundan çıktım. Sokaklarda ağlayarak yürüdüm… Dün akşam Nihal Yalçın‘ın tek kişilik oyunu “Antabus”de Türkiye’de kadın olmayı, 3. sayfada okuyup “aaa yazık” diye sayfayı çevirdiğimiz hayatları anlattı bize.

Antabus oyunun mükemmeliğini izleyerek görmenizi tavsiye ediyorum ama bunu bile insanlar mahvedebiliyor!

Bir tiyatrocunun meyvesini topladığı alkış anında onu “Herkese geldiği için çok teşekkür ederim. Ayağa kalkmalarınız ve alkışlarınız için çok çok teşekkür ederim ama oyun sırasında dikkatim çok dağıldı. Telefon konuşmalarınız, görüntü almak için ya da saat için baktığınız telefon ışıklarınız. Lütfen bu aletlere bu kadar teslim olmayalım. Tekrar teşekkür ederim.” demek zorunda kaldı.

Bir emekçinin sırf güzel bir oyun sergilemek, sırf alkış alabilmek için verdiği çabayı yok sayarak, oyun esnasında telefonla konuşmalar, mesajlaşmalar, saate bakmalar…. Acaba ne zaman seyirci olmayı öğreneceğiz ya da “seyirci”nin ne demek olduğunu.

Tiyatroda oyun esnasında çekirdek çitlenmeyeceğini, telefonla konuşulmayacağını, mesaj çekilmeyeceğini, arkadaşla muhabbet edilmeyeceğini öğrenmek için oyun öncesinde “Tiyatro İzleme Kuralları Kılavuzu” mu dağıtmak gerek?

Oyun başlamadan anonsla yapılan ” Telefonlarınızı kapayın. Kapayamıyorsanız kullanmayın ya da görüntü çekmeyin!” uyarısının algılanabilinmesi için ne yapmak gerek? Bir konserde fotoğraf çekerken flaşın açık olmaması gerektiğini, avaz avaz konuşulmaması gerektiğini, sahneye bir şeyler fırlatılmaması gerektiğini kime nasıl anlatsak?

Arkadaşım! Bunları yapacaksan evden çıkma sen! Gitme konsere, operaya, tiyatroya ya da öğren de gel!

#gecedenkalma

Son Yazılar

Son Yorumlar

    Arşivler

    Kategoriler

    Meta